• Birleşik Arap Emirlikleri Rafale almaktan caymış. Neden ise fiyatın haddinden fazla olması ve Fransızların pazarlığa yanaşmamasıymış.
  • Üzerine de BAE Prensi Eurofighter konsorsiyumundan teklifte bulunmalarını istemiş…

  • Conformal Fuel Tank, Meteor ve Storm Shadow yüklü EF2020’leri (evet 2020) UAE çöl kamosuyla görürmüyüz bilinmez, ama konsept BÖYLE

~~

  • Tübitak çipli kimlik kartını geliştirmiş. Faşizmin resmiyeti vatana millete hayırlı uğurlu olsun.
  • Politika yapmayayım, güncel olayları takip etmeyeyim diyorum ama memleketin ve genel olarak insanlığın hali çok ağırıma gidiyor.
  • Gitse ne yazar? gönül yazar!
  • Cidden, elden ne geliyor insanlarımıza olup bitenleri anlatabilmek için kendisini yırtan kişileri takdir edip ama üzülerek izlemekten başka? Onu da geçtim, tepedekilere lanet okumanın, küfür etmenin anlamı kalmamış – yiye yiye şişmişler ama belli ki vicdanları gayet rahat, hiç bir halt gelmiyor başlarına…
  • Acaba benim yaklaşımım mı yanlış; aynı şeyi tekrarlayıp her defasında farklı sonuç beklemek deliliktir -Albert Einstein.
  • Batının 100 yıllık kuyruk acısı Sevr’i hortlatan katillere yaltaklık yaparak elalemin şeyiyle gerdeğe girenlerin, ihtiraslarını sanal iktidarlarıyla giderenlerin erkekliklerini… işte bu yüzden politikayı sevmiyorum çünkü yalan dolan, manipülasyon gibi tamamen dişiye özgü tavırlar etrafında dönen, suratına tükürsen yarabbi şükür diyecek kadar adi, aciz ve alçakların asla rezil olamayacakları, asla kaybedemeyecekleri bir tiyatro oyunu en nihayetinde.
    Yoksa bende mi bordo klavyeli oldum çıktım?!

~~

  • İzmir’de kaliteli camambert veya brie satan bir yer yok ama Sütaş’ın hellim peyniri var! Özellikle tavada ısıtınca şahane oluyor.🙂
  • Yanına bir kadeh şirah, üüüüh en güzel akşam yemeği işte.
  • Hele bir de yalnızsam ve Dire Straits dinliyorsam, puromu da yakmışsam, var mı benden kralı bea? Yok çok şükür.

~~

  • Eskiyi unutmalı diyorum ama o beni unutmuyor…. Tarkan’ın bu setini dinlemesem, kristine w’yi duymasam hiç hatırlamazdım o zamanları mesela.
  • İnanılmaz özlüyorum, aslında kıymetini bilmemiş, bilememiş olmak en çok koyan.
  • Şimdi bir zaman makinem olsa kesinlikle giderdim o zamanki halime ve anlatırdım, olm bundan 15 sene sonra dünya algın o kadar farklı olacak ki, hiç bir haltı beğenmiyor, hiç bir şeyden zevk alamıyor olacaksın – yalvarırım sana hiç korkmadan bugünlerini deliler gibi yaşa ve kıymetini bil çünkü gelecekte gelecek o “güzel” günler bugünlerini sana mumla arattıracaklar.
  • Eskiye takılırken şimdiyi es geçmemek lazım tabe, madem öyle bugünlerimi deliler gibi yaşayabilsem olur mu? insan 7’sinde neyse 70’inde de oymuş, demek ki sorun bugünlerde değil!

~~

  • Uçakları seviyoruz? Pin-up seviyoruz? O zaman Romain Hugault ve Jean Barbaud takip ediyoruz!
  • Konu kadın çizmekse, bunu dünyada en güzel yapan kişi kesinlikle ve kesinlikle Druuna‘sıyla Serpieri’dir.
  • Bir gün Serpieri’ye sorarlar, kadınları bu kadar güzel nasıl çiziyorsunuz diye, yuvarlaklar yuvarlaklar yuvarlaklar diye yanıtlar…
  • Aslında sorular biraz abes oldu; birisini seven diğerlerini de sever otomatikman, çünkü hepsi Serpieri’nin verdiği yanıtın özü olan altın oranla alakalılar.
  • Kaldı ki tüm makineler dişidir, kullanan ne kadar usta olursa olsun uzun vadede ya sakat bırakırlar ya da öldürürler doğaları gereği.
  • Niye makineler dişidirler? Çünkü faydayı çoğaltırlar. 1 verirsiniz milyon katını geri alırsınız… Özal’ın 1 koyup 3 (ün 1’ini) alıcaz demesi gibi bir şey.
  • Ama yine doğaları gereği pasiftirler, başka bir kaynaktan “girdi” beklerler ki alıp çoğaltabilsinler.
  • Örnek? Yiyecek verirseniz yemek yaparlar, ev verirseniz yuva kurarlar… bunlar tırı vırı örnekler diyenlere: 1 tane spermden çocuk yapabilme yetenekleri var, ok mi? OK!
  • Olumlu ve güzel şeyler saydım hep, aksine eğer pislik verirseniz çamur ve bataklık olarak geri döner – bunu da asla unutmamak gerekli.
  • Bir başka kafama taklına konuysa otomatik vitesli arabalar… İnsanın araba denen makine üzerindeki tek hakimiyet aracı debriyaj ve vites ikilisiyken kalkıp bunları türlü bahanelerle otomatikleştirmek olsa olsa feminizm belasını 70’lerin sonunda batılılaşmış dünyanın başına yoktan! saran amerikalıların (bkz. kapitalistlerin), erkeği iğdiş ederek toplumlar üzerindeki egemenliklerini sürdürme planlarının bir bacağı olması bence son derece güçlü bir ihtimaldir.
  • Erkek – kadın ilişkilerini düşünürsek, kadın frene de basabilir gaza da, hatta gerekirse ilişkiye yön de verebilir ama asla ve asla bir sonraki aşamaya geçirmez; ruhsal, sosyolojik ve biyolojik olarak vites değiştirmek erkeğin sorumluluğudur… Motorun sesine kulak verip, vitesi değiştirmesi gereken erkektir kısaca.
  • Tabii bunların hepsi genelleme ama istisnalar kaideleri bozmayacaktır asla. Eğer bunların dışında bir gidişatı varsa ilişkinin orada ya erkek inisiyatifi yitirmiştir (savaşta facia demektir – üstünlüğünü yitiren taraf anında geri çekilmelidir), ya roller değişmiştir ya da kadının içindeki erkek dişiliğine / erkeğin içindeki dişi erkekliğine bir kaç numara büyük geliyordur…
  • Hepsi tamamen hormonlarla alakalı mevzular; hiç boşuna itiraz etmeyin, yadırgamayın veya kafaya takmayın.
  • Madem öyle niye Formula1 arabaları otomatik diyenlere, Formula1’in o eski şaşalı günlerinden şu an çok uzak olduğunu,
  • F1’i F1 yapan pilotların elektronik ya da otomatik sistemler neredeyse hiç kullanmadıklarını ve o günkü araçların günümüz araçlarından hem daha güçlü (1200 küsür beygirlik turbocharge motorlar….!), çok daha hızlı hem de çok çok daha tehlikeli ve ölümcül olduklarını,
  • AYRTON SENNA gibi bir ismin tırnağı dahi olabilecek bir pilotun bugün yarışmadığını hatırlatırım.
  • Günümüz F1 arabalarını eşşek olsa kullanır. -Sir Frank Williams
  • Nerde Senna nerde Prost, şimdikilerin hepsi saç baş stil, artist zengin bebeler…
  • Buyurun şunu İZLEYİN, 1993 yılı Donington Park F1 yarışı. Sağanak yağmurlu havada slick lastikler ile 55 saniye içinde daha ilk turda kırmızı beyaz McLaren’iyle 5. sıradan 1. sıraya yükselen bir pilottan bahsediyorum… o koşullarda boru değil. Çünkü ne bugünkü gibi çekiş ve kalkış kontrol sistemleri var, ne otomatik vites ne de otomatik süspansiyon.

~~

  • Strike Fighters 2 – North Atlantic’in eli kulağında… Red Storm Rising’i okumaya başladım sırf oyuna alt yapı olsun diye. Oyunu bilmem de kitap çok sürükleyici.
  • Star Wars The Old Republic… diyecek söz yok. Bana mmorpg sevdirdin ya BioWare, bravo diyorum sana sadece.
  • En son yazımdan bu yana Jedi Consular karakterimi 16. seviye Jedi Sage yapmayı becerdim. Benim gibi bu tip angaryası bol oyunlardan çok çabuk sıkılan birisinin 3 günde bu denli sıkı oyun oynaması için Star Wars içeriği tek başına yeterli olamaz, oyunun kesinlikle sarıp sarmalaması gerekir…
  • Oyunun olumsuz yönleri o kadar az ki, özellikle aramasam bulamazdım. Ama en kötü yanı beta test haftasonunun bitmiş olması ve aralık ayı sonuna kadar oyunun çıkmasını beklemek zorunda olmak çünkü Türkiye’den ön sipariş kabul etmiyor EA.
  • DERKEN EA’den bir e posta geldi, 2 aralık cuma günü başlayacak en son beta test ayağına da davetlisiniz diye… Ne yalan söyleyeyim, çocuklar gibi sevindim bu habere.🙂
  • Oyunlara tenkit amaçlı ve kötümser yaklaşma (bkz. kinizm / sinizm) olayım malesef BMS beta testerlığımdan kalma.
  • BMS çıktı ve ben Falcon’u tamamen bıraktım gibi zaten şu an ki durum….
  • Nereden baksak Falcon 3.0 ile başlamış 15-20 senelik bir beraberliğin sonu benim için, hatta belki beni ben yapan, bugün neysem ve ne olamamışsam sebebi yegane şey.
  • 2 yıl önce Kuti ve saz arkadaşlarıyla beraber çektiğimiz, Falcon 4.0 10. yıldönümü VIDEOMUZ (aslında 3Cengaver‘in tekrar çekimi). Nereden nerelere gelinmiş rahatlıkla görülsün diye videonun sonunu Kuti çok güzel bağlamış.
  • BMS’nin son hali ise BÖYLE (artık 87th değilim)
  • Aslında 10. yıldönümü videosuna başka bir atraksiyon planlamıştık. Çok uzunca yıllar boyunca tüm Falconcuların ve simülasyon oyuncularının buluştuğu en büyük forum olan Frugal’s World sitesinin (bir kaç yıldır kapalı) kurucusu ve sahibi Mark “Frugal” Bush’a ithafen bir bölüm ayırmıştık ancak o sıradaki kişisel ve maddi sorunları nedeniyle kısacık bile olsa video çekmeye vakit ayıramamıştı.
  • Yıllarca elinden geldiğince forumunu en adilane biçimde yönetmeye çalışan, Falcon4’ün şimdiki haline gelişine yön veren bir kaç kişiden birisi olan bu insana videoda belki adam gibi teşekkür edemedik, ama en azından buradan çok çok teşekkür etmiş olalım yaptığı herşey için!
  • Ve artık Falcon’a elimi bile süresim gelmiyor içimden malesef. Muhtemelen ne zaman dokunsam keyfini süreceğime sürekli raporlayacak bir hata aramamdan ötürü.
  • Aradımı da buluyor insan, daha doğrusu kendi kendime bug yarattığımdan şüpheleniyorum… bir çeşit observer effect durumu olsa gerek?
  • Onu da geçtim ay (L) ttnet ama zaten adsl modemimde iş yok. Bir daha zyxel alanı é!’^+%&/()=?_
  • Böyle adi modem görmedim, port forward yapmak mümkün değil. Torrent açıkken web kullanılamıyor ya da hattan düşüp duruyor. Ayar yapmak için kendi modemimi telnet ile hacklemem, firmware ayarlarını elle değiştirmem gerekti, ona rağmen hala adam gibi port forward yapamıyor….😦
  • DMZ olarak ayarlamak bile hiç bir işe yaramıyor.
  • Dosya paylaşmak veya netten oyun oynamak isteyenler SAKIN ZYXEL P-660HN-F1Z ALMASINLAR, paralarına yazık ederler.
  • Kısacası istesem bile BMS ile adam akıllı multiplayer yapamıyorum şu sırada. (adam akıllıya açıklama getirmek gerekli)
  • X-Plane 10 demosuna güncellemeler çıkmaya devam ediyor.
  • Çarşamba günü 10.2 güncellemesi yayınlandı.
  • Güncellemeleri yüklemek için ya oyunun About menüsüne gitmek gerekli, eğer orada bağlantı sorunu uyarısı varsa o zaman http://www.x-plane.com/x-plane-10-alternative-downloads/ adresindeki Linux, Windows veya Mac Updater’dan işletim sisteminize uygun olanı indirip çalıştırmanız yeterli.
  • Performanstan memnun değilim ama.
  • Yılbaşı sezonuna girilmesiyle beraber oyun demoları birer birer dökülmeye devam ediyor, geçtiğimiz ay sadece ön sipariş verenlere özel olarak yayınlanan Take On Helicopters sivil helikopter simülasyonunun demosu da geçtiğimiz hafta içinde çıktı.
  • Take On Helicopters demosu hiç etkileyici değil.
  • Performans full hd çözünürlük ve detaylarda eh işte.
  • Yeryüzü, arazi modellemesi sınıfta kalmış. Helikopter gibi uçaklara göre daha alçaktan ve daha yavaş uçan bir hava aracının simülasyonunu yapıyorsan eğer, sürekli olarak baktığın ve etkileşim halinde olduğun yeryüzü kaplamalarının ve şehir / arazi modellemesinin yüksek değil çok yüksek kalitede olması gerekli, ancak demodaki Seattle şehri modellemesi google earth’ten biraz daha iyi neredeyse… kalkıp 50 dolar istiyorsan o zaman kaliteliyi daha epey yükseltmek zorundasın Bohemia Interactive.
  • Bir başka garip durum ise oyundaki senaryo modunun helikopteri indirip aracı terk etmenizi gerekli kılması. Oyuna güzel bir hava kattığı doğru ancak aracı terk etmek için gereken tuşu seçeneklerden kullanıcının kendisinin ataması gerekli! Oyun açısından bu kadar kritik bir fonksiyonun hazır ayarlı olarak gelmesi gerekirdi, benim keşfetmem değil… Kaldı ki eğitim bölümünde bununla ilgili bir hatırlatma ya da anlatım da mevcut değildi.
  • Helikopterleri uçurması gerçekten çok zor, en azından uçuş modellemesi gerçekten hoşuma gitti! Hiç heli uçurmadığım için gerçekçiliğine bir şey diyemem ama görünüşe göre tork vs. efektleri mevcut, en azından konsept olarak aslında uçmayan ama havada asılı dururken kayarak/düşerek hareket eden bir araç havasını gayet güzel veriyor, o yüzden de inandırıcı. Geri kalan detay kısmı beni şimdilik o kadar ilgilendirmiyor.
  • Sonuç olarak 50 dolar etmez, gelişmeye devam eder ve fiyatı düşerse uzun vadede alınır ama kesinlikle.
  • MS Flight beta test aşamasına dahil olmak isteyenler BURADAN başvuru yapabilirler.

~~

  • Haftanın Latince deyişi: VERBA VOLENT  SCRIPTA MANENT – Türkçe’si söz uçar yazı kalır.

~~

  • Şu blogdan tek bir şey öğrendiysem o da yazılarımı yazarken en çok tekrar ettiğim kelimeler, deyişler vs. dir.
  • Bunların neler oldukları şimdilik bende kalsınlar, stratejik bilgi olarak kozmik gizlilikteler :]

~~