Promotional poster
Image via Wikipedia

Tamam uzatmayın, evet diziyi iyicene bebelere balon yaptılar ama şu an beklemeye veya izlemeye değer daha başka bir dizi de yok piyasada. Geçen haftaki The Walking Dead’in zombileri yerine zuzaylısı, post apokaliptik Falling Skies faciasından sonra tek umut bu kaldı artık geriye.

Falling Skies’ı abarttıkça abarttılar, tam gaz indirip izlemem ile anında silmem bir oldu. O kadar az etkilemiş ki hatta adını bile unutmuşum, ismini hatırlamaya çalışıyordum, gelmeyince aklıma http://www.tv.com dan gittim baktım….

True Blood‘u da Alan Ball‘un adı için izlediydim ilk başta çünkü vampir falan filan olayı beni sıktı artık, hele en son vampirli pembe dizi bile yapılınca tak etti, dedim benden bu kadar. Aha bir baktım bu da aslında 6 Feet Under gibi kara komedi, sadece bu sefer yer hastası olduğum kendine has apayrı bir kültürü, müzikleri ve yemekleri olan amerika’nın nem, bataklık, koca memeli sarışın ve güneyin kajun diyarı, işin içinde bir de ortada dolaşabilen ve şişeden yapay kan içen!!! vampirler var, takıldım kaldım…. Gerisi zaten masal masal matitas.

Alan Ball, 6 Feet Under isimli, tv tarihinin gelmiş geçmiş en iyi dizisini yapan herif… 6 Feet Under’ı izleyip de eğer yamulmadıysanız o zaman gidin çocuklar duymasın’ı izlemeye devam edin, etse etse heralde en fazla o hitap edebilir. Uyarmadı demeyin, dizilerin yapımcısı adı gibi top! Tüm dizilerinde bolca homo var ama dizilerinin anlattığı şeyler bambaşka, kısaca hayatta etrafımızda olmayan hiç bir şey yok dizilerinde; hatta tam tersine, göz önünde olup da gözümüzün görmediklerini (göz görmez bakar, tıpkı kulak-ses ilişkisi gibi, topladığı sinyalleri beyine yollar ve neticede beyin “görür”!) şakkadanak tv’den gözümüze sokabilmek gibi bir kabiliyeti var. Başka bir nokta hem 6 Feet Under hem de True Blood’daki müzik seçimlerinin son derece kaliteli oluşu. i’m gonna do bad things with you….😉

Neyse daha fazla uzatmadan buyurun 4. Sezon’un tanıtımını buradan izleyin: Season 4: The 8 Minute Sneak Peek