Ortaokuldayım, arkadaşıma (Murat seni diyorum yaa hacii) babası şirketten kocaman bir high tower kasada 286 işlemcili pc getirir. Bilgisayarın içinden çeşitli oyunlar çıkar ama benim ilgimi en çok çekeni Jagged Alliance diye bir garip taktik strateji oyunu olur. Gariptir oyun çünkü son derece basit bir arabirim ve oynanışı vardır ama oynaması ne kadar zevklidir, tarifi yoktur. Karakterlerin detayı, komedileri, birbirleriyle olan ilişkileri, çatışma sırasındaki tepkileri vb. gibi bir çok ince detaya gösterilen özen son derece yüksektir ve de neticede ortaya oynamaya doyulmaz bir yapım çıkmıştır.

Sırf ilk JA’ın değil, tüm JA serisinin en büyük özelliği hem gerçek zamanlı hem de sıra tabanlı strateji türünün karışımı olmasıdır aslında.

Oyunun amacı ise kısaca, son derece kısıtlı bir bütçeyle istediğiniz özelliklerde paralı asker kiralamak, bunların silahlarını, diğer ekipmanlarını, eğitimlerini ve en belki de komiği, takımınızdaki diğer paralı askerlerle olan ilişkilerini idare ederken sizi tutan kişinin istediği görevi bitirmektir. Bir kaç değişik aracı firmadan kiralayabileceğiniz 10larca paralı asker vardır ve bunların her birisi nev-i şahslarına münasır tiplerdir. Komünist olanlar Amerikalılarla çalışmak istemezler, tersi de geçerlidir. Bazı kadın karakterler takımdaki diğer kadınları kıskanırlar çünkü eski kocalarını ayartmışlardır gibi. Eldeki görevler uzadıkça, çatışmalar yoğunlaştıkça bu atışmalar artık kavgalara dönüşür ve de paralı askerlerimize (bundan böyle kısaca merc) olumlu ya da olumsuz etkileri olur. Örneğin eğer iki merc birbirlerinden hoşlanıyorlarsa veya evlilerse o zaman aynı takımda oldukları sürece moralleri ne olursa olsun hep yüksektir. Moralin oyuna en belirgin etkisi ise, kalabalık düşman gruplarıyla karşılaşıldığında karakterlerin daha az tırsmalarıdır. Bunun aksi ise, eğer aynı takımda birbirlerinden hoşlanmayan mercler varsa bunlar ya haftalık daha fazla maaş isterler ya da kontratlarını daha fazla uzatmazlar, takımdan çıkarlar, çarpışma sırasında birbirlerine ettikleri hakaretlerin de dadından yinmez hani.🙂

Sıra tabanlı ve gerçek zamanlı strateji karışımı ise son derece zekicedir…Çatışma olmadığı sürece oyun gerçek zamanlıdır, etrafta gezebilir, araştırma yapabilir, sivil halkla, ana veya yan hikayelere direkt etkisi olan karakterlerle muhabbet edebilir, merclerinizi eğitebilir veya dinlenmeye/iyileşmeye çekebilirsiniz. Ancak intikaldeyken düşmanlara denk gelirseniz veya bir bölgede beklerken baskın yerseniz oyun o anda gerçek zamanlıdan sıra tabanlı stratejiye döner. Video son derece güzelce özetlemiş olayı, tavsiyem 720p ile tam ekran izlemeniz:

Serinin ’94 model, JA2’nin ise 1999’da çıkmış olmasına rağmen halen hatırı sayılır bir kitle tarafından oynanıyor olmasının nedenleri:

  • Oyun komik arkadaş. Karakterlerin birbirleriyle ve çevreleriyle etkileşimleri sırasında söyledikleri ve yaptıkları şeyler eğer ingilizceniz vasatın üzerindeyse çok eğlenceli. Bunun bir başka güzel yanı ise seslendirmelerin çeşitliliği ve de güzelliği/özeni. 1o sene geçmiş olmasına rağmen daha hala hiç duymadığım laflarla veya cümlelerle karşılaşabiliyorum.
  • Çünkü karakterlerin sayıları çok bol ve özellikleri çok değişik, bu da binlerce değişik kombinasyon demek.
  • Silahlar dışındaki ekipmanların sayıca çokluğu ve birbirleriyle olan kombinasyonları… Örneğin gameboy ekranı+walkman+bir çift aa kalem pil+bakır kablo+yaratıcılık, bir adet Mechanic yeteneği üstün (eğer düşük olursa parçaları birleştireceğine daha fena bozar!) merc = radar/sonar karışımı bir cihaz demek.
  • Oyun açık uçlu mu? Hayır. Görev belli, diktatörü öldürün, ülkeyi kurtarın. AMA bunu nasıl, kimlerle ve ne sürede başaracağınız tamamen sizin beceri ve yaratıcılığınıza bağlı, karakter gelişiminin de sınırsız olması cabası. İsterseniz tamamen Stealth ve yakın dövüş uzmanı merclerle sadece geceleri sessiz operasyonlar düzenlersiniz, isterseniz ağır silahlar, havan topları ve keskin nişancılardan oluşan bir takım kurar gece gündüz demez düşmana kafadan saldırır görev yaparsınız tamamen tercih meselesidir, oyun buna izin verir!
  • Bu arada silahlar kullandıkça yıpranır ve de Murphy kanunları gereği en olmadık zamanda yani çatışmanın göbeğinde tutukluk yaparlar. Bu yüzden silah ve ekipmanlarınızın bakımını yapmak için Mechanic özellikli bir merc, ele geçirdiğiniz sektörlerin size bağlılığını arttırıp gelirinizi yükseltmek üzere eğitim verip sektörleri kontra ataklara karşı koruyacak gerilla yetiştirmek için ve ayrıca tatlı dili olan ve konuşarak iş bitiren, çatışmaları yöneten Wisdom ve Leadership özellikli bir merc, ağır silahlardan anlayan bir merc, keskin nişancılıktan anlayan ve bu adama hem yakın koruma hem de spotter olacak bir başka merc, kilitleri açıp, bomba ve tuzakları etkisiz hale getiren Dexterity yetenekli bir merc’ten oluşan karma bir takım yaratma, idare etme ve geliştirmenin zorunluluğu. Bu özelliklerin birden fazlası çeşitli merclerde olması demek yedek bir takımınızın olması demek. Tabii bu karakterler daima pahalı olucaklardır, bunu da unutmamak gerek. Kısaca oyunun micro-management yönü çok derin, hatta belki de çoğu oyuncu için haddinden fazla derin!
  • Bunların neticesindeyse oyunun tekrar oynanabilirliği neredeyse sınırsız…
  • Oyun özgür yazılım. Oyun yapımcısı firma olan Sir-Tech topu diktiğinde, kaynak kodu yayınlayarak oyunun hastalarına büyük bir iyilik yapıyor. Benzer bir olay olan Falcon4’ün niye hala popüler olduğuna Jane’s introları yazısında da değinmiştim. Çok değil, daha 10 sene öncesine kadar oyunları yapanların aslında herşeyden önce bizim gibi birer oyuncu daha sonra yazılımcı, şirket patronu vs olduğunun en büyük kanıtıdır. Günümüzdeki oyun sektöründe olacak şeyler değil bunlar tabii, o ayrı konu.
  • Sonuç olarak oyun daha halen sevenleri tarafından geliştirilmekte ve de bedava olarak internetten indirilebilmekte.
  • Sürekli yeni birşeylerin ekleniyor olması ise eski kurtların bile merakını çelip oyunu kurup, güncelleyip, yenilikleri denemelerine neden oluyor haliyle. Tabii bunun olumsuz yönü ise yazılım geliştirme sırasındaki kalite kontrol sıkıntısı, yani yazılımdaki dengesizlikler ve hatalar…

JA2 güncellemeleri için BURAYA bakın. En güncel sürüm şu anda v1.13, kurulumla ilgili bilgiler forumda mevcut, önce biraz yeniliklerle ilgili okumanızı öneririm. Ayrıca v1.13’ün üzerine eklenebilen onlarca mod olduğunu da hatırlatırım, ama ilk başta bunlara girmeyin çünkü hem yüklenmeleri son derece karmaşık olabilir hem de zaten zor bir oyun olan JA’ı daha da zorlaştırıp hevesinizi kaçırabilirisiniz çünkü bazı eklentiler gerçekten akıllı adamın oynacağı şeyler değil…!😀

Geçmişe mazi, Geleceğe Jagged Alliance: Online

Sir-Tech iflas ettiğinde JA isim haklarını başka bir firmaya devretti. Uzunca bir süre JA3 bir çok yazılım firması tarafından geliştirilmeye çalışıldı ama çok büyük ihtimalle maddi olarak böyle bir projenin altına girecek hiç bir yatırımcı ya bulunamadı ya da oyunun derinliği yüzünden mantıklı bir süre içinde ve maliyetle kotarılması hiç bir zaman mümkün olamadı, JA3 çeşitli değişik isimlerle defalarca doğdu ve defalarca öldü. Bu arada Doğu Bloğu ülkeleri iplerinden boşanıp kapitalizme gürül gürül akınca kendilerine gün doğdu ve JA3 benzeri bir çok oyun piyasa çıktı ama hiçbirisi JA’ın tırnağı bile olamadılar çünkü ya tamamen para için yapılmışlardı ya da oyunu oynarken resmen elinize kıymık batıyordu – o derece özensiz ve cilasız oyunlardı.

Neyse, günümüzde durum yine 3 aşağı 5 yukarı hala aynı. Ancak bu sefer bitComposer isimli Almanya menşeeli bir yazılım firması JA üzerinde 1 seneden uzun bir süredir çalışmakta.

Vaziyet ne derseniz, sütten ağzı yanan yoğurdu üflermiş ya, işte o. Daha önceki deneyimlere bakınca bundan da bir cacık beklemiyorum ama iyi kötü adamlar şu an iki değişik JA oyunu üzerinde çalışıyorlar.

İlki, JA ismini kullanan flash tabanlı, yani browser içinden oynanabilen ve facebook üzerinden yayınlanacak bir oyun olan Jagged Alliance Online. JA:O’dan görseller:

JA: Back In Action

JA:O facebook’a yapıla dursun, bitComposer bir yandan da JA:BIA’ı geliştirmeye devam etmekte.

Evet bir şeyler yapmaya çalışıyorlar, hatta bir ara v1.13’ü geliştiren hayranlar ile temasa geçtiler ancak ellerinde patladı. Çünkü senelerdir insanların hobi olarak boş vakitlerinde geliştirip bugüne getirdikleri bir yazılımı sıfırdan profesyonel bir ekibe para harcayarak 1-2 sene içinde yapmak finansal açıdan pek mümkün değil. bitComposer’ın hatası ise ilk önce bir çok şey vaad etmeleri oldu. Baktılar pratik olarak mümkün değil bu sefer tasarım hedeflerini değiştirdiler, ama öyle bir değiştirdiler ki bu sefer de Fallout3’ün başına gelen şey gibi bir ucube çıktı ortaya, en azından kağıt üzerinde…. Jagged Alliance adı kaldı ama JA’ı JA yapan hiç birşeyden eser kalmadı. Tabii oyunun hastaları şarladı ve hemen nette imza kampanyaları başlatıp bitComposer’ı hem mail yağmuruna tuttular hem de forumlarda resmen savaş çıkarttılar. Neticede bC geri adım atar gibi oldu:

Pırıltı var olmasına var sanki ama yine de beklenti yaratmadan beklemeye, eldekiyle yetinmeye devam…. zira bir başka hayal kırıklığı daha gereksiz.

Güncel haberler, düzenli olarak yayınlanan geliştirici günceleri, resimler ve forumun olduğu Jagged Alliance websitesi: http://www.jaggedalliance.com/en/

Son nokta ise Zadeh lakaplı JA hastası çok sevdiğim bir abimin sözü: Oyunu kapatıp gece yattığımda çatışma ertesinde bir bataklığın kenarında dinlenirken ki barut kan ve ter kokusu geliyo burnuma bu oyunu oynadıktan sonra…

Sir-Tech’e saygılar.